28 Nisan 2015 Salı

Süt Konusu


Herkes çocuğu için en iyisini ister araştırır kendi bilgi süzgecinden geçirerek en iyisi olduğuna inandığını alır, yapar, yedirir, içirir. Yiğit sütü inanılmaz derecede çok seviyor hal böyle olunca organik mi? uht mi? günlük süt mü? çiğ süt mü? kafada soru işaretleri dönüp duruyordu. Nora Romi'nin daveti ile beslenme uzmanı Selahattin Dönmez ile bir araya geldik.

Çok uzun süredir neredeyse ilkokul çağlarından beri annemin eve aldığı açık süt ve ondan mayaladığı yoğurt yerine pastörizeydi tercihim sık sık  inatlaşırdım pastörize yoksa mesela yemekte yoğurt yemezdim ister şımarıklık deyin ister başka bir şey çok nadirdir yemem dediğim şeyler bu kadarına her insanın hakkı var sanırım. Bazen eşimin canı istediği için annem getirirdi açık süt kaynatırdı ona karışmazdım. Ama kendim alıpta eve sokmuşluğum yok bir tadı ve kokusunun ağır gelmesi iki güven konusu. Şuan Şişli'de oturuyorum süt bana gelene kadar kaç saat dışarıda kalıyor ne yiyor ne içiyor denetleniyor mu bilmiyorum. Günlük süt ilk tercihim ama evde kutu sütte bulunduruyorum. Yoğurdu günlük sütten mayalıyorum makine kullandığım için kıvamında bir sıkıntı olmuyor. Yiğit anne sütünü bıraktıktan sonra inek sütünü çok sevmeye başladı günde her istediğinde versem 1 litreye yakın süt içer kansızlık durumları vardı bir dönem bu yüzden dikkatli vermek zorundayım.

Gelelim katıldığım toplantıya herhangi bir markanın herhangi bir yetkilisinin olmadığı aksine bütün markaların ve açık sütün de masada olduğu bir toplantıydı. Ne kesinlikle açık süt almayın ne kesinlikle uht süt alın diye tek bir cümle geçmedi tarafsız olması ayrıca hoşuma gitti. Asıl konuştuğumuz konu besin değeriydi. Uht süt ısıl işlem görünce besin değerini kaybediyor mu? Açık süt fazla yada az kaynatılırsa nasıl olur gibi konuları konuştuk. Hatta bir çoğumuz canlı yayından bağlandı gelen soruları o an sorduk ve cevabını canlı yayına bağlanan arkadaşlar o an aldı.
Günlük süt tüketimi yetişkinlerde günlük süt tüketimi iki porsiyon, çocuklarda ise süt, yoğurt ve peynir olarak 3 porsiyon olmalıymış. Hamileler ve emziren  anneler 3-4 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketmelidir. Süt çocuklarda bağımlılık yapmaz. 1 yaşına kadar çocuğa inek sütü vermek sakıncalıdır bağırsakta kanama yapabilir. Uzun ömürlü olması için sütün içine herhangi bir katkı maddesi giremez ısıl işlem ve güneş ışığı görmediği için uzun ömürlüdür, organik sütün organik olabilmesi için sertifika gereklidir. Çiğ süt üreticileri sütünü dağıttığı hayvanın veteriner kontrolünden geçtiğini, sütün mikrobiyolojik olarak tüberküloz ve etmeni dahil brusella olmadığına dair mikrobiyolojik bir belgeyle kanıtladıktan sonra evlere dağıtımını sağlar annelerde ısı kontrolüyle 15 dakikayı geçmeyecek şekilde kaynattıktan sonra güvenli süte ulaşılabilir.

Süte uygulanan ısıl işlemler nelerdir? Pastorizasyon ve UHT nedir?
Süt, mikroorganizmaların yaşaması ve gelişip çoğalması için çok uygun ortam oluşturmaktadır. Sütte bulunabilecek olası patojenik mikroorganizmaları yok edebilmek, besin değerini koruyabilmek için uluslararası normlarda kabul gören ısıl işlemler (pastörizasyon ve UHT) uygulanmaktadır. Ayrıca çiğ süte evde uygulanan kaynatma yöntemi de bir ısıl işlem sayılabilir.
Pastörize süt, çiğ sütlerin, doğal ve biyolojik özelliklerine zarar vermeden patojen organizmanın tamamen, diğer organizmaların da büyük bir çoğunlukla yok edilmesini sağlayacak şekilde, özel tesis ve cihazlarda ısıtılıp soğutulmasıyla elde edilir. Değişik pastörizasyon uygulamaları olmakla birlikte, Türkiye'de genellikle 12–16 saniye süre ile 72–80°C'lik ısı uygulaması yapılmaktadır. Pastörize edilmiş sütlerin en önemli özelliği teknolojik işlemin hemen arkasından, taşınmada dahil olmak üzere soğuk zincir ihtiyacının varlığıdır. Satın alındığı yerde dahil olmak üzere evlerde de yine soğuk ortamlarda, buzdolabında bulunma zorunluluğudur. Bu sütlerin raf ömrü 3 ila 10 gün arasında değişmektedir.

UHT işleminde süt, çok özel ve teknolojik koşullarda ısıl işlemden geçirilerek,  aseptik (mikropsuz) şartlar altında steril ambalaj malzemesiyle paketlenir. Süt, özel düzeneklerde 135–150 ºC’de kısa sürede (2-6 saniye), ısıtılıp soğutulur. Bu sayede her türlü patojen mikroorganizmadan arındırılır, ve genellikle oda sıcaklığında açılmadığı veya ambalajı zarar görmediği koşullarda dört ay süresince bozulmaya karşı dayanıklılık gösteren normal tat ve kıvamda ve besin değeri oldukça iyi korunmuş süttür. UHT işlemi ardından süt 6 katmandan oluşan, sütün bozulmasında etkili olan hava ve ışıktan koruyan ambalajlara doldurulur. UHT sütler bu nedenle 4 ay boyunca paketlendiği günkü tazeliğini korur. UHT süt açıldıktan sonra buzdolabında muhafaza edilmeli ve 3 gün içinde tüketilmelidir. 

Süte uygulanan bir diğer ısıl işlem ise genellikle evlerde, açıkta satılan çiğ sütlere uygulanan kaynatmadır. Kaynatma ile sütün içerisinde bulunan mikroorganizmaları ve toksinleri yok etmek için 15–20 dakika kadar ateş üzerinde ısıl işlem yapılması gerekmektedir. Bu yöntemde; kaynatma süresi ve ısısının yüksek oluşu, sürekli hava ile temasın olması sütün besin değerinde oluşan kayıpları da beraberinde getirmektedir. Özellikle protein, karbonhidrat ve yağ gibi sütün temel bileşenlerinde önemli değişiklikler görülmektedir. Ayrıca B1, B6, B12, folik asit ve askorbik asit (C vitamini) gibi vitaminlerde ortalama % 60–100 oranlarında kayıplar oluşabilmektedir (Kaynak: Altun, B., Besler, T., Ünal, S., Ankara’da Satılan Sütlerin Değerlendirilmesi. Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi. 2002 ; 11 (2): 45-55.)


UHT işlemi, sütün besin değerini etkiliyor mu?
UHT işlemi sonucunda yağın, laktozun ve tuz minerallerinin besleyici özelliğinde bir değişme olmaz. Protein ve vitaminlerin yapılarında ise ufak değişimler meydana gelir.
Süt kaliteli protein içeriği açısından öneminden öte, dengeli amino asit yapısına sahip olması açısından oldukça önemli bir besindir. İçinde çoğunlukla kazein daha az oranda whey proteinlerini de barındırır. UHT işleminde proteinin %20 sini oluşturan whey proteinler suda çözünürlük özelliğini kaybeder. Bu sadece çok hafif bir yapısal bir değişikliktir, sütün besin değerlerinde bir kayıp yaratmaz. Bugüne kadar spesifik olarak bu protein yapısındaki değişiklik ile hastalıklar arasında hastalıkların oluşumu ve gelişimini arttırdığı yönde bilimsel kanıta dayalı bir veri yoktur. Tam tersine alerjen etkiyi azaltacak olumlu etki yaratmasının avantaj olduğu biyokimya araştırmalarında kanıtlanmıştır.
Vitaminler açısından bakıldığında, ısı ile işlemde süre uzadıkça amino asitlerden lizin ve B1, B6, Folik Asit, ve C vitaminlerinde kayıplar görülmektedir. Türkiye’de açık sütler ile ilgili yapılan bir araştırmada 10 dakikalık evde kaynatmanın B1, B2, B6, B12 ve folat vitaminlerinde sırasıyla; % 60, % 25, % 21 ve % 32 oranında önemli kayıplara neden olduğunu, bu kayıpların 15 dakikalık kaynatmada daha da arttığını saptamıştır.  Yapılan birçok uluslararası çalışmada ise UHT ve pastörizasyon ile ısıl işlem süresi az olduğu için kayıpların gerçekleştiği ama kaynatmadakinden çok daha az olduğu bildirilmektedir.
Süt mineral açısından bakıldığında temel kalsiyum kaynağı olarak bilinmektedir. Birçok araştırma ısıl işlem uygulamasının sütte bulunan kalsiyumu bozmadığını hatta vücut için biyolojik olarak yararlılığını arttığını bu nedenle ileri teknoloji yöntemleri ile hazırlanan sütlerin kalsiyum açısından kayıp yaratmadığını gösteriyor. Burada kritik olan diğer konunun ısıl işlemin süresidir. Eğer ısıl işlem süresi 15-20 dakikanın üzerinde olursa kalsiyum vücutta kullanılamaz hale gelebildiğinin altını çizen araştırmacılar günümüzde uygulanan ısıl işlemlerin zaten maksimum 15 sn uygulandığı ve bu süreyi aşmadığı da bilindiğinden kalsiyum açısından korkulacak bir durumun oluşmadığını söyleyebiliriz.
Bunun dışında bizler evlerimize aldığımız çiğ süte uyguladığımız kaynatma yöntemi kullanırız ve bu yapılan kaynatmada sanayide uygulanan gibi bir ısıl işlem olduğunu aklımızdan asla çıkarmamamız gerekir. Evde çiğ alınan sütleri maksimum 75 derece ısıda ve kaynamaya başladıktan sonra 10-15 dakikayı geçmeyecek şekilde kaynatmak sütü pastörize edebilir. Fakat bu kadar uzun süre hem besin değerinde proteinler dahil ciddi yapısal bozulmalara hem de kalsiyumun vücutta kullanılmayacak forma dönmesine neden olabilir. Ayrıca alınan çiğ sütün denetim ve gerekli analizleri yapılmadığından sütün bakteri yükü, hayvandan insana geçen hastalık yapan mikropların brusella, tüberküloz olup olmadığı, hayvandan süte geçen antibiyotik kalıntısının bulunmadığı bilinemeyeceğinden ve bu unsurların da kaynatma ile yok edilemediğinden açık süt tüketmenin riskleri tahmin edilemeyecek kadar tehlikeli olabilir.
Kaynak: Ünal RN. Süye Uygulanan Isıl İşlemlerin Sütün Besin Değerine Etkisi. 8. Uluslararası Beslenme ve Diyetetik Kongresi, S: 107-108, 4-8 Nisan 2012, Antalya.
UHT Sütlerin açıldıktan sonra 20 gün dahi bozulmadığı doğru mudur?

UHT sütler ambalajı açılmadan oda ısısında 4 ay saklanabilir. Ambalajı açıldıktan sonra, buzdolabında saklamak koşuluyla 3-5 gün içerisinde tüketilmelidir. UHT süt, üretim teknolojisi açısından, sadece ısı ile işlem görmüş, içinde zararlı mikroorganizmalar bulundurmayan süttür. Tıpkı evlerde yaptığımız konserve gıdalar gibi, süt de ısı ile konserve edilir. Süt açıldığında, içerisine her hangi bir bulaşma sağlayacak bir işlem yapılmadığı sürece ve aynı zamanda mikroorganizmaların gelişmesini önleyici buzdolabı koşullarında muhafaza edildiğinde hijyenik kalitesini uzun süre koruyabilmektedir. Ürünlerin bozulmaları bilindiği gibi o ürünün işlenmesi ve hazırlanması esnasındaki hijyenik koşullara bağlı olarak gerçekleşen ürünün kalite kriterlerine bağlıdır. Bu nedenle bırakılan sütün uygun koşullarda muhafaza edilmesi ürünün raf ömrünü uzatabilir. Ancak, hiçbir sütün 20 gün bozulmadan kalması mümkün değildir.

Homojenizasyondaki yüksek basınç sütü öldürüyor iddiaları doğru mudur?
Çiğ sütte ortalama olarak 2-4 mikrometre çapında tanecikler halinde bulunan süt yağı, süt bir süre kendi haline bırakıldığında yüzeyde toplanır. Homojenizasyon, sütün içindeki yağ parçacıklarını süte eşit olarak dağıtmak için uygulanır. Genellikle 50-70°C’de ve 150 bar basınç altında gerçekleştirilen bu uygulama sonucunda, sütteki yağ tanecikleri çapı 1 mikrondan daha küçük olan tanecikler haline dönüştürülmektedir. Homojenizasyon, yağ parçalarının süte eşit dağılması, içtiğimiz sütün daha kıvamlı, daha beyaz ve daha lezzetli olmasını sağlar. Ayrıca homojenizasyon işlemiyle sütteki yağ parçacıkları küçüldüğü için, sütün sindirimi de kolaylaşır. Bu yöntem kesinlikle sütün bileşenlerine zarar vermez, çünkü uygulanan basınç proteinlere zarar verecek düzeyde değildir. UHT ya da homojenizasyon işlemlerinin, sütün besin değerlerinde azalmaya yol açtığı, insan sağlığı açısından zararlı olabilecek herhangi bir özelliği bulunduğuna dair hiçbir bilimsel ve klinik bulgu bulunmamaktadır.
UHT İşlemi sırasında sütteki probiyotik (yararlı) bakteriler de kayboluyor mu?

          Hayır  kaybolmaz, zira çiğ sütteki bakteriler zaten probiyotik (bağırsaklar için yararlı) değildir. Süt daha çok insan beslenmesinde büyümeyi ve gelişmeyi artırıcı özelliği ile ve başta da bebek ve çocukların beslenmesinde önem arz eden bir gıdadır. Buradaki özelliği de iyi bir hayvansal protein ve kalsiyum kaynağı olmasının yanında immünoglobülinler bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu etkiyi de probiyotik mikroorganizmalardan sağlamaz. UHT işleminde sütte bulunan tüm mikroorganizmalar ve enzimler inaktif duruma geçer. Ancak bu sütün ölmesi anlamına kesinlikle gelmez, çünkü sütteki tüm besin elementlerinin biyolojik ve besin değeri; çiğ süttekine göre en az %95’in üzerinde korunmaktadır.

Uzun Ömürlü Sütler (UHT) herhangi bir koruyucu madde içeriyor mu?

Hayır, Uzun Ömürlü Süt hiçbir katkı maddesi içermez. Sütün uzun ömürlü hale gelmesinin sebebi, sütün çok kısa bir süre yüksek ısıda tutularak içindeki zararlı mikroorganizmalardan arındırılması ve özel aseptik ambalajlara doldurulmasıdır. Aseptik ambalaj ise hava ve ışık gibi dış etkenlerin süte ulaşmasını engelliyor böylelikle sütün koruyucu madde olmaksızın dört ay süresince oda sıcaklığında tazeliğini koruması sağlanıyor.

Açık sütler organik mi? Organiklik nedir?
Gıdaların organik olma kriterleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan yönetmeliklerle belirlenmiştir. Yalnızca Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın "organiklik logosunu" taşıyan sütler organiktir. Kontrol edilmeyen hiçbir ürün ve üretim bu sertifikayı taşıyamaz. Bilinçli tüketicilerin aldıkları üründe muhakkak bu logoya dikkat etmeleri gerekir. Sertifikalı olmayan hiçbir ürün organik ürün değildir. Buna sokak sütleri de dahildir.

Karton kutulardaki aliminyum sağlığa zararlı mı?
Aseptik ambalajın en önemli özelliği ürünleri uzun süre paketlendiği günkü tazeliğinde korumasıdır. UHT süt ambalajları, sütün bozulmasına neden olabilecek özellikle de ışık ve oksijen gibi çevresel faktörleri engellemek amacıyla tasarlanmış çok katmanlı ambalajlardır. Aseptik karton ambalajların altı katmanlı yapısı sayesinde, süt gibi hassas bir besin hiçbir katkı maddesi olmaksızın aylarca oda sıcaklığında tazeliğini korur. 6 lamine katman yüksek kaliteli karton, polietilen ve alüminyumdan oluşmaktadır. Malzemenin %70’ini oluşturan kağıt, ambalaja sertlik, sağlamlık ve form verir. En iç katmanda yer alan ve toplam malzemenin %24’ünü oluşturan polietilen, ambalaja sıvı geçirmez özellik kazandırır. Dıştaki koruyucu kaplama ise kutunun kuru kalmasını sağlar.  Malzemenin %6’lık bölümünü oluşturan alüminyum ise paketin iç kısmındaki gümüş renkli katmandır. Gıdaya temas etmeyen bu folyo saç telinin 6 kat inceliğindedir. En önemli özelliği, sütün bozulmasına sebep olan ışık ve oksijeni geçirmemesidir. Bu sayede, soğutucu ve koruyucu katkı maddesine gerek kalmaksızın gıdanın bozulmadan korunabilmesini sağlar. UHT karton ambalajlarda bulunan alüminyum, sütün ışık ve hava almasını önleyici ara bir bariyer görevi görür; alüminyum süte kesinlikle temas etmez. Bu nedenle, sağlık açısından hiçbir zararı yoktur.

Süt İçmenin Sağlık Açısından Yararları Nelerdir?
Süt; memelilerin büyüme ve gelişmeleri için olmazsa olmaz olan besindir. Süt insanın yaşam boyu; yapısında bulunan immünoglobülinler, enzimler, büyüme hormonları, büyüme faktörleri ve bakteri üremesini önleyici öğeleri içermesinden dolayı sağlığa olumlu birçok etkinliğe sahiptir. Hayatımızın her döneminde önemli bir yere sahip olan süt, hayvansal protein, kalsiyum, fosfor, A vitamini ve B2 vitamini için iyi bir kaynaktır.
“Büyüme sürecinde süt ve süt ürünlerinden alınan yeterli miktarda alınan kalsiyum kemik yapımı için önemlidir. Özellikle çocukluk döneminde genetik potansiyel kemik kütlesinin doruğa ulaşması için besin yolu ile kalsiyum alınmalıdır.
“Osteoporoz, kemiklerin mineral yoğunluğundaki azalma ile kırılgan ve gözenekli yapı oluşturan kemiklerdeki boşluğun genişlemesi olarak tanımlanan metabolik bir kemik hastalığıdır. Hastalığın birçok sebebi bilinmesine rağmen en yaygın nedeni yetişkin nüfusta görülen yaşa bağlı kemik kaybıdır. Kemiklerdeki mineral yoğunluğundaki azalmayı önlemenin yolu süt ürünlerinden gelen kalsiyumun yeterli miktarda düzenli alımı ile sağlanmalıdır. Unutmayın kemik sağlığı için gerekli olan kalsiyum, süt grubu besinler tüketilmeden sağlanamamaktadır. Yapılan çalışmalarda yüksek oranda kalsiyum alımının özellikle yaşlı insanlarda kemik kaybı oranının azalmasıyla birlikte yeterli oranda vitamin D alımını sağlanmakta olduğu görülmüştür”
 “Sağlıklı kemik yapısının oluşturmanın yanı sıra süt; bağışıklık sistemini güçlendirir, kan basıncını düşürür, diş çürüklerini önler, osteoporoz, diyabet ve kolon kanseri gibi bazı kanserlerden korur, yaşa bağlı bilişsel fonksiyonların kaybını azaltır, tokluk hissi yaratarak kilo yönetiminde olumlu etkiler sağlar”
“Kanser dünya genelinde pek çok sayıda sağlık problemine yol açmakta olup toplumda yaygın bir şekilde görülmektedir. Her yıl 10,1 milyon yeni kanser vakası tanımlanmakta olup dünya genelinde kanserden dolayı her yıl 6,2 milyon insan hayatını kaybetmektedir. Kanser dünya genelindeki ölümlerin %25’ini oluşturmaktadır. Yoğurt, süt ve peynir iyi bir kalsiyum kaynağı olarak kalsiyumun kanser riskini azalttığı yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Yüksek oranda kalsiyum alımının kolon kanserine karşı koruyucu bir etki oluşturduğu saptanmıştır”

“Menopoz dönemindeki kadınlarda ilk 5 yıl boyunca kemik bütünlüğünde hızlı bir düşüş görülmektedir. Yapılan çalışmayla 1000-2000 mg süt kaynaklı kalsiyum alımıyla bu düşüşün engellenebildiği saptanmıştır”

“Hipertansiyon da tansiyon düşürücü, zayıflamada kalsiyumun yağ asitlerini depolamada önleyici etkisi gibi sağlığa faydaları da bilimsel çalışmalarda rapor edilmektedir.”

Ne kadar süt içmeliyiz?
Okul öncesi çocuğun diyetinde süt ve türevlerinden günde 2-3 porsiyon bulundurulmalıdır. Ergenlik ve yetişkinliğe geçişte ise süt ve türevlerinden günde 2 porsiyon, menopoz döneminde kadınların 3 porsiyon, hamile annelerin 4 porsiyona kadar günlük beslenmelerinde mutlaka tüketilmesi gereken bu grup yaşlılıkta ise kemik yoğunluğunun kaybolmaması adına mutlaka içilmelidir. (Kaynak: Türkiye Sağlıklı Beslenme Araştırması)        



0 yorum

 

Popüler Yazılar

Etiketler

012benetton 1 yaş 2 yaş sendromu 2013 2014 2014 yaz 3 yaş açev açevilk6yıl adalar aile aile fotoğrafı aktivite alışveriş Anne anne-baba anne-bebek anneler de eğlenir araçgereç Arda Türkmen avent göğüs pompası Ay kumu Ayvalık Baba babyshower balkabaklı kek Bebek bebek odası bebek taşıyıcısı bebek yemekleri bebeklere bakla verilir mi? bej Benetton benetton turkiye benetton012 benettonturkey beze blogger anneler bodrum browni brunch bulantı bulantı bilekliği cakepop canbebe cheesecake yap cilt bakımı crumble cunda cupcake çalışma odası çikolata çikolatalı kek çilek çilekli cheesecake çilekli limonata çilekli tatlı çocuğa sınır koyma çocuk dostu otel çocuk gelişimi çocuk kitabı çocuk yemekleri çocukla evde aktivite Çocukla gezi çocukla geziler çocukla nereye gitsek çocukla tatil çocukla valiz hazırlığı çocuklara kahvaltı çocuklara yemekler çocuksuz geziyoruz çorba tarifleri dalaman darphin DARPHİN davetiye dekorasyon deneyimli anneler Dış mekan çekimi dıy DIY Dijital Atölye Disney frozen diş buğdayı diş buğdayı pastası doğum fotoğrafçısı doğum fotoğrafları doğum günü mekanları Doğum günü süsü Doğum hikayesi dondurma dr.oetker dolgu kreması duvar dekorasyonu Düğün düğün fotoğrafı EasyFishoil ekmek makinesi enginar enginar çorbası erkek çocuk aksesuar eskişehir etkinlik etkinlikler ev yapımı cips yufka cipsi ev yapımı sıcak çikolata eva evde aktivite evde çocuk oyalama falafel ferhan yalçın fıstık ezmeli muzlu kek fıstık ezmesi fotoblok fotoğraf fotoğrafçı anne gebelik günlüğü fotoğrafçıma dokunma gebelik günlüğü geziyoruz göğüs pompası granola GÜNLÜK HAYAT Günün kahvesi Gününkahvesi güvercinlik hamileliğeveda hamilelik hamilelik-doğum havuçlu kek heybeliada hilton sarıgerme ıhlamur kasrı ıspanaklı muffin ıspanaklı tarifler ışıklı tabela içecek iki yaş internetanneleri italyan yemekleri kahvaltı kahvaltılık tarifler kapısüsü karaköy karamel sos karamelli mısır karlar ülkesi karnabahar kaşıkta çikolata kek kendin yap kız çocuk doğum günü kızarmış dondurma kidsnook kişiye özel kitap kokosh anne köfteli pizza kremalı enginar çorbası kullandığımız ürünler kurabiye kurumax lansman lazanya magnolia mekanlar menü meze milföy hamuru milföy tatlısı minnie mouse temalı doğum günü moms night out turkey montessori dernek eğitimleri muffin mums muzlu kek müze naif nar dükkan nike sandalet Oktay Bingöl okul omega-3 omega-3 takviyesi seçerken oriflame oriflame the one oyun oyun çiti oyun terapisi oyuncak özel günler papyon parti pasta pavlova pazar günleri pazar kahvaltısı peynir suflesi peynir tabağı pizza plaj modası playdate turkey playdateturkey profilo profilo küçük ev aletleri rahmi koç müzesi rıfat yüzüak sabun santralistanbul sazova kültür parkı sensory storytime shikka sıcak çikolata sofra sofralar sosyal sorumluluk sömestr sunum sunum önemlidir şeftalili crumble şeker hamuru şişli şişme havuz tarifler tatil tatlı tavsiyeler Tefal tefal dondurma makinesi Tefal Titanium THE REVITALIZING OIL theraplay tuz hamuru tuzlu granola tuzlu muffin unsuz kurabiye urza istinye uzman görüşü workshop yaz yemek yeni doğan yeni yıl yeni yıl kurabiyesi Yıl dönümü yılbaşı yiğit çınar yiğitç Yiğitçınar1yaşında yiğitçınargeliyor zamane annesi zamaneannesi zamaneannesimutfakta zorlu center'da sonbahar zorluavm
© ZAMANE ANNESİ
Designed by GeCe